Perşembe, Ekim 13, 2011

The Art of Getting By

  
Emma Roberts'ın oyunculuk yeteneği kimilerince tartışmalı olabilir, ünlü bir aileden geliyor olmanın verdiği avantajı kullandığı da düşünülebilir. Fakat şurası bir gerçek ki mevzu bağımsız filmlere geldiğinde hatun ilgi çekici projeler seçmeyi biliyor. Scream 4 ve Valentine's Day gibi stüdyo filmlerinin arasına mutlaka bir iki indie film sıkıştıran Roberts'ın filmogrofisinde hem Lymelife ve It's Kind of a Funny Story gibi ortalama üstü filmler, hem de Winning Season gibi düpedüz şahane filmlere rastlanabiliyor. Üstelik bu filmlerin birçoğunda birbirine benzeyen mesafeli ama aynı zamanda çekici genç kız karakterleri canlandırıyor ve işin gerçeği bunu da çok iyi başarıyor. Oyuncunun yer aldığı son bağımsız The Art of Getting By yada değiştirilmezden önceki evvel ismiyle The Homework ise bu saydığımız örneklerin yanında zayıf kalan bir film ne yazık ki.

Film lise son sınıf öğrencisi George'un etrafında dönüyor. Liseden mezun olup iyi bir üniversiteye gitme şansı olan, resme eli yatkın George, tam hayatının bu civcivli döneminde bir anda ölümlü olduğu gerçeğini idrak ediveriyor ne hikmetse. Bu aydınlanmanın akabinde günlük hayata dair tüm rutinleri anlamsız bulmaya başlıyor, buna ders yaşantısı da dahil. Etrafındaki yetişkinler gidişatın iç açıcı olmadığına dair kendisini uyarmaya yeltenseler de George'un zihniyatında devrim yaratan şey gene çok klişe bir şekilde karşı cinsten birine duyduğu ilgi oluyor. Bundan belki bir beş-on yıl önce, Maslow'un ihtiyaçlar piramidinin ilk iki katmanında hiç bir sıkıntısı olmayıp kendini böyle varoluşsal buhran triplerine sokan George gibi bu tarz karakterler insana bi nebze anlamlı gelebiliyordu ama yaş 30'a yaklaştıkça ancak iç kaldırıyor, izlerken çocuğun ağzının ortasına bi tane yerleştiresiniz geliyor. Karakterin bu denli itici olmasında Freddie Highmore'un son derece kazma oyunculuğunun da katkısı tartışılmaz. Çocukken rol aldığı Finding Neverland'daki oyunculuğuyla herkesi kendine hayran bırakan Highmore'un yaşı ilerledikçe aynı parlak performansını aratıyor olması üzücü. Emma Roberts'ın karakterinin çok da iyi işlendiğini söylemek güç, ama gene de üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor filmi izlenebilir kılan başat etkenlerden biri olmayı başarıyor. Yan karakterlerde Michael Angarano, Blair Underwood ve Elizabeth Raeser de keyifli oyunculuklar sergilemişler. Kastından aldığı güç ve ortalama bir yönetmenlik performansıyla klişe bir hikayeyi sıkmadan seyircisine aktarmayı başarsa da son tahlilde çok akılda kalıcı bir olmayı başaramıyor The Art of Getting By.